6 Mayıs 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu - Eksik Parça/ Mara Dyer || İzmir Kitap Fuarı




Eksik Parça
Michelle Hodkin
Pegasus Yayınları
424 Sayfa
Çeviri: Dilan Toplu






Blogumu çok boşladım biliyorum, işte bunlar hep Newton'un hareket konunundan dolayı. Yazmaya yazmaya da baya paslanmışım. Çok uzun zamandır beklemekten ciğerimin solduğu bir seri Mara Dyer. ama tam da hayal ettiğim, kafamda kurduğum gibi bir kitap değildi. Bu açıdan benim için Derin Sularla Şeytan Arasında'ya benziyor. Konu olarak değil ama o kitap da beklediğim gibi çıkmamıştı. Ha bu kitap kötü demek mi, kesinlikle değil, hatta ilginç ve akıcı. sadece kısa bir süreliğine eline alsan bile bırakamıyorsun. Ben mesela hiç ara vermeden tek solukta okudum.


Hikayenin en güzel yeri gizemi ve gerilim unsuruydu. Tahmin edilebilirliği vardı fakat -tabi ki hepsinde değil- yazar ustaca gerçek mi, değil mi sorgusu yaşatıyor ki sürekli ikilemde kalıyorsun. Tek sevmediğim kısım aşk konusu oldu. Karakterlere ısındım,bunda yazarın espirili yazdığı diyalogları etkili oldu tabii fakat yakışıklı gizemli erkek ve yeni kız örgüsü o kadar sıkıcı ki okurken gözlerimi devirmeden duramadım. Ki ben kitaplarda aşk okumayı severim, özellikle kızın kendisini çözmeye çalışırken yanında ona destek olan bir erkek arkadaş okumayı sevmez? Yine de Mara ile Noah arasındaki konuşmalar ile bu özgün olmayan örgüyü görmezden gelebiliyorsunuz.



Konusunu anlatmak istemiyorum, gizemli kitabın gizemini kaybetmesini istemem. Tıpkı arka kapaktaki gibi Mara'nın başına talihsiz (!) bir olay gelir ve bütün aile bundan uzaklaşmak için başka bir şehre taşınır. Orda okuldaki yeni kız olduğu için okulun en çapkın, yakışıklı ve gizemli çocuğu ilk günden Mara'yla ilgilenmeye başlar. Fakat Mara'nın etrafında gizemli olaylar gerçekleşmektedir.

Kardeşleri Joseph ve Daniel yan karakter olarak bölümlerini okumak çok eğlenceliydi. Ve kitapta bazı sahneler var, bir tanesi Mara'nın evde yalnız kaldığı sahne, tüylerim diken dikken oldu gerçekten. Böyle korktuğum az sayıda kitap var en fenası Stephen King'in Medyum kitabının meşhur sahnesi. Burası da o kadar olmasa da küvet sahnesinde korkmadım değil. Bir de akıl hastanesinde geçen bölümleri de ürkütücüydü.


Sonunda doğru hiç tahmin etmediğim iki şey gerçekleşti, gidip yazarın elini sıkmak istiyorum. Aklımda bir sürü soru var ve bir sonraki kitabı deli gibi merak ediyorum. Kitabı sevmeyen insanları anlayabiliyorum fakat ben kesinlikle sevenler tarafındayım. Hele serinin kapakları şu ana kadar gördüğüm beni etkilen en güzel kapaklardan. Üçü de öyle.






İzmir Kitap Fuarı


Aslında size fuar yazısı yazacaktım ama tam yazının ortasında bilgisayarım kapandı ben de bunu evrenin bana yazma! işareti olarak algılayarak yazmamaya karar verdim. Şöyle minnak bir özet geçeceğim sadece. İzmir Kitap Fuarı mı kaldı be demeyin a dostlar, anca bloguma bakabildim. Ha atomu mu parçalıyordun diyebilirsiniz hayır ama denk gelmedi bir türlü işte.  Zaten fuar da çok ters bi zamana denk geldi sadece bir gün -BİR- gidebildim ve onda da kısa süre kaldım çok mutsuzum, bissürü sevdiğim blogger arkadaşlarım geldi hiç birini göremedim, neyse bir dahakine artık. İthaki standında iki kişiyle tanıştım ve gelenek olarak kimsenin adını almadan çıkmışım yine :( En çok Doctor Who -Tabii ki- Trendeki Kız ve Marslı satılıyormuş. BİR DE LOCKE LAMORANIN YALANLARI DA öyleymiş ben bilmem valla, zaten harika bir kitaptı. Çok ciddiyim Rothfuss seviyesinde bu Lynch. Bu arada hayranlarına müjde, bilmeyenler de duysun Mervyn Peake'ın Gormenghast serisinin 2. kitabı çıkmış, İthakideki o iki arkadaş bunun için çok seviniyorlardı. Genel olarak indirimler hep aynıydı, 25/35 arasında, GO! da kitaplar on liraydı, hepimizi baya mutlu etti. Bunun dışında aldıklarım altta, bunlardan Marslı ve Eksik Parça'yı okudum. Sessizliğin Müziğine başladım ama dünyayı biraz unuttuğumdan yarım bırakıp Yaşlı Adamın Savaşına geçtim, şimdilik güzel gidiyor.



yazar burada küçük bir pembe yalan söylemiş olabilir, ama hepsi sizin iyiliğiniz için :D

1 yorum :